Bursa’da Ceza Avukatı

ileAv. Numan TANDOĞAN

Bursa’da Ceza Avukatı

Bursa Ceza Avukatı

Bursa Ceza Avukatı

Bursa ili sınırları içerisinde, ceza avukatı arıyorsanız aşağıdaki haritadan ofisimizi ziyaret edebilir ve Bize Yazın bölümünden iletişime geçebilirsiniz.

Ceza hukuku, ceza kanununda ve diğer ilgili kanunlarda düzenlenen suç tiplerinin toplumsal yaşamda meydan gelmesi halinde devreye girer ve uygulama alanı bulur. Ceza hukukunun günümüzde 2 temel amacı vardır. Bunlar genel ve özel önleme amaçlarıdır. Ceza hukukunda genel önleme dediğimiz zaman toplum halinde yaşayan insanların suç işlemesini önleme yani bireylerin suç işlemesi halinde suç oluşturan fiillerinden dolayı kanunlarda düzenlenen ceza yaptırımıyla karşı karşıya kalacaklarını bilmeleri ve bundan dolayı suç oluşturan fiilleri meydana getirmekten kaçınması ve böylece genel bir önleme gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Özel önleme amacı ise suç işleyen kimselerin hakkında kanunlardaki gerekli önlemlerin(cezaevi gibi) alınması suretiyle bu kişilerin bir daha suç işlemesinin engellenmesi ve suçlunun ıslah edilerek tekrar topluma kazandırılması amaçlanmıştır.

Ceza hukukuna ilişkin en temel düzenlemeler Anayasa’da yer almaktadır. Bunların içerisinde en önemli olanlarından m.38 ’e kısaca değinecek olursak;

  • Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz,
  • Kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez,
  • Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır,
  • Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur,
  • Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz,
  • Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz,
  • Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
  • Ceza sorumluluğu şahsidir,
  • Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz,
  • Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez,
  • İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir,
  • Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

Ceza avukatı nitelendirmesi her ne kadar günlük hayatta ve halk arasında kullanılmakta olsa da bu ad altında bir avukatlık dalı yoktur. Fakat uygulamada çalışma alanlarına bağlı olarak avukatlık mesleğin icra eden kimselerin özel çalışma alanlarının olduğu ve bu yönde faaliyet gösterdikleri görülmektedir. Ceza hukuku alanında çalışma yapan Bursa ceza avukatı bu alanda faaliyet gösterir.

Ceza Hukukunda Suç Kavramı

Türk Ceza Hukukunda suç tanımı kısaca kanuni tipe uygun olarak hukuka aykırı bir şekilde kast veya taksirle işlenebilen veya kanunda öngörülen şekillerde meydana getirilen hareket olarak nitelendirilebilir. Söz konusu tanım özet bir tanım olmasına rağmen suç tanımındaki unsurların alt başlıkları oldukça geniştir.

a. Kanuni Tipe Uygunluk

Bir suçun kanuni tipe uygun olması suç tanımının sadece kanunda yazdığı şekilde meydana gelebileceğini ifade etmektedir. Yani kanunda yer alan bir suç tipi ancak kanundaki şartları taşıması halinde oluşur. Yoksa kanunda suç sayılmayan bir fiilin suç teşkil ettiğinin düşünülmesi suç oluştuğu manasına gelmez. Doktrinde bu hususa olumlu hukuki hata denilmektedir. Birde olumsuz hukuki hata vardır. Bu durum ise kanunda suç sayılan bir fiilin suç teşkil etmediği düşünülerek işlenmesidir. Ceza kanunlarını bilmemenin mazeret olmadığı göz önünde bulundurulduğunda bir kimsenin kanunda suç sayılan bir fiilin suç teşkil etmediği düşünülerek işlenmesi geçerli bir sebep sayılamaz. Ancak bu durumun istisnası bulunmaktadır ve TCK m.30 ile düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca hata, kastı kaldıran hata ve kusurluluğu etkileyen hata olarak ikiye ayrılmaktadır.

b. Hukuka Uygunluk Sebepleri

Hukuka aykırılık unsuruna değinecek olursak bu husus aslında suç teşkil edebilecek fiilin hukuka uygun bir nedene dayanmamasını ifade eder. Bir başka deyişle, hukuka uygunluk sebebi olmamasına rağmen kanuni tipe uygun durumun gerçekleşmesi halinde suçun gerçekleşmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birisinin var olması halinde suç gerçekleşmeyeceği için ilgili kişiler bu duruma istinaden cezalandırılamaz.

Hukuka uygunluk sebeplerine gelirsek bunlar;

1. İlgilinin Rızası

Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez. İlgili kişinin rızasının geçerli olabilmesi için tasarruf edebileceği bir hakkı olması gerekir. Bunun yanında bu kişinin bu rızayı verebilmesi için ehliyetli olarak rızasını bu yönde açıklaması gerekir.

2. Hakkın Kullanılması

Hukuken korunan bir menfaatinden dolayı hakkını kullanan kimse cezalandırılmaz. Bu duruma örnek verecek olursak, düşünce hürriyeti kapsamında düşüncesini açılayan bir kimseye ceza verilmez. Veyahut hekimin tedavi maksadıyla gerekli tıbbi müdahalede bulunması halinde müdahale olunan kimseden veya istisnai durumlarda yakınlarından rıza alınması halinde bu müdahale hukuka uygundur.

3. Meşru Savunma (Meşru Müdafaa)

Meşru savunma, kişinin kendi kendini savunması olarak özetlenebilir. Bir olayda geçerli bir meşru savunma olabilmesi için kanundaki şartların somut olayda mevcut olması gerekir.

Meşru savunma Türk Ceza Kanunu md.25 ile düzenlenmiştir. Buna göre;

1.Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

2. Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. Hangi durumların meşru müdafaa kapsamında olduğunu ceza avukatı Bursa aracılığıyla öğrenebilirsiniz.

4. Kanun Hükmünü Yerine Getirme

Kanun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. Buradaki kanun hükmünden kasıt görevin yerine getirilmesi halidir. Bu görev ise kanundan doğan bir görevdir. Örnek verecek olursa Ceza Muhakemesi Kanununda suçüstü sayılan durumlarda herkes yakalama yapabilir.

c. Fiil ve Netice Arasındaki Nedensellik Bağı

Yukarıda izah ettiğimiz üzere suçun maddi unsurlarından bir tanesi de fiildir. Fiil iki şekilde meydana gelebilir. Birincisi icrai, diğeri ise ihmali fiildir.

Netice ise hareket sonucu meydana gelen durum olarak ifade edilebilir. Her hareket ceza hukuku açısından anlam ifade etmez. Hareket sonucunda suç olabilmesi için hareketin kanunlarda gösterilen suç tanımındaki kanuni tipe uygun olması gerekir.

Son olarak fiilden dolayı suç teşkil eden neticenin meydana gelmesi gerekir. Bir başka deyişle, gerçekleştirilen fiil sonucunda kanunlardaki suç tanımı meydana gelmelidir. Dolayısıyla suç oluşması için fiil ile netice arasındaki nedensellik bağı(illiyet bağı) olmazsa olmazdır. Türk Ceza Kanunlarında nedensellik bağına ilişkin bir tanım yapılmamıştır. Ancak konuyu daha iyi anlamak için İtalyan Ceza Kanunundaki nedensellik bağı tanımına bakmakta fayda vardır. Buna göre nedensellik bağı, suçu meydana getiren zararlı veya tehlikeli netice, icra veya ihmalden doğmuş olmadıkça hiç kimse kanun tarafından suç sayılan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağını ifade eder. Hangi fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında olduğu hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için Bursa ceza avukatı ile irtibata geçebilirsiniz.

Yazar hakkında

Av. Numan TANDOĞAN administrator

Tandogan&Tandogan Hukuk Bürosu, müvekkillerine Türk hukuku alanındaki konularda nitelikli hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Müvekkillerimiz, yerel ve uluslararası hukuk alanlarında dünyanın önde gelen küresel bir hukuk bürosunun sunduğu hukuki danışmanlık hizmetine en kapsamlı şekilde ulaşmakta, ulusal mevzuata ve ticari uygulamalara ilişkin sahip olduğumuz birikimin bir yansıması olan hukuki desteğimizden faydalanmaktadır.

Bir cevap yazın